Diyarbakır Karpuzu

Coğrafi işaretli ürün · Diyarbakır

Dicle kıyısındaki yetiştirme geleneğiyle tanınan Diyarbakır Karpuzu, iri meyvesi, kalın kabuğu ve kırmızı, lifli etiyle ayırt edilir.

TÜRKPATENT Menşe Adı resmî amblemi
Ürün sınıfıMeyveler Ayırt edicilikİri, Kalın Kabuklu Meyve HasatTemmuz Sonu–Ağustos Başı

Diyarbakır Karpuzu nedir?

Dicle kıyısındaki yetiştirme geleneğiyle tanınan Diyarbakır Karpuzu, iri meyvesi, kalın kabuğu ve kırmızı, lifli etiyle ayırt edilir. Sicil, Sürme tipinin özellikleriyle sıra, ocak ve kuyu karpuzculuğu yöntemlerini ayrı ayrı anlatır. Sicilde yetiştirme alanı Dicle Nehri kıyısındaki yerleşimlerle tanımlanır. Güncel çevrimiçi tescil kaydı ile PDF künyesi arasındaki tür ve tarih farkı, tescil bölümünde kaynaklarıyla birlikte açıklanmıştır.

Diyarbakır karpuzu (Sürme) tek yıllık olup sürüngen bir yapıdadır. Gövde ve dallar hafif tüylüdür. Kazık köklü bir yapıda olup toprak yüzeyinde kök boğazından itibaren saçak kökler de görülebilmektedir. Geniş masuralarda yetiştirilmeye uygun, güçlü bir habitüsü olup, ana gövdeden itibaren bol miktarda yan dallar meydana gelir ve vejetatif gelişme yoğunluk göstermektedir. Bitkideki meyve sayısı irilikleri de dikkate alınırsa 3–4 adettir.

Ayırt edici özellikleri nelerdir?

1

Kovanlar ve koloni bakımı

09.08.2008 tarihli sicilde, dönemin durumu şöyle anlatılır: “Citrullus lanatus türüne ait olan ve irilikleri itibariyle dünyaca meşhur olan Diyarbakır karpuzları yuvarlak – oval şekilli, alacalı karpuzlar sınıfına girmektedir. Diyarbakır'da, Sürme, Pembe, Beyaz Kış, Kara Kış ve Ferik adları ile tanınan tiplerin eskiden yaygın olarak yetiştirildiği bilinmektedir. Ancak günümüzde bu çeşitlerden sadece Sürme yetiştirilmektedir.”

2

Meyve Özellikleri

Sürme çeşidi Diyarbakır karpuzları arasında en iri olan çeşittir. Bu çeşide ait meyve şekilleri; yuvarlak ve oval şekillerde olabilmektedir. Dış kabuk rengi parlak olup, yeşil zemin üzerine uzunlamasına koyu yeşil geniş dilimler halinde çizgili bir görünüme sahiptir. Bu çizgiler muntazam bir görünümde olup zemin rengine göre oldukça koyu bir tondadır. Meyve ağırlığı ortalama 20–30 kg, gelmektedir. Tipik yetiştirme usulü (kuyu karpuzculuğu) ile yetiştirildiğinde 50–60 kilo hatta 75 kilo kadar iri meyveler elde edilebilmektedir.

Meyve kabuğu oldukça sert ve kalındır. Meyve kabuk kalınlığı 2–3 cm olup, beyazımsı renktedir. Meyve et rengi kırmızı renkte olup oldukça tatlıdır. Meyve eti lifli yapıda olup bol miktarda su içermektedir. Meyvede suda çözülebilir kuru madde miktarı (SÇKM) ortalama % 10 olup bu oran arazi ölçümlerinde daha da yüksek değerlere çıkmaktadır.

Bu çeşide ait tohumlar siyah renkte olup küçük boyutlardadır. Meyvenin toplam tohum sayısı değişmekle birlikte ortalama 650–750 adet, bir meyvedeki ortalama toplam tohum ağırlığı 65.66 gr'dır. Bir gramdaki tohum sayısı 11–15 adet arasında değişmektedir. Çekirdeklerin boyu 11 mm, çapı 6 mm, kalınlık 2 mm ve bir tohum ağırlığı 0,093 gr'dır.

3

Çiçek Özellikleri

Diyarbakır karpuzunun çiçekleri genelde sarı renkte olup monoik karakterdedir. Tohum ekiminden yaklaşık olarak 85 gün sonra çiçeklenme başlar. İlk açan çiçekler; erkek çiçek olup daha sonra dişi çiçekler açmaktadır. Tozlanma, böceklerle olup yabancı tozlanma da görülmektedir.

Diploid olan Sürme karpuzu 2n=22 kromozoma sahiptir.

4

Hammadde ve çeşit özellikleri

Sicildeki ayırt edicilik anlatımı şu ifadeleri içerir: “Geççi bir çeşit olması; diğer çeşitler pazarda tükendikten veya vejetasyonunu tamamladıktan sonra Diyarbakır karpuzu yeni yeni hasat olgunluğuna gelmekte ve pazarda satışa sunulmaktadır. Temmuz sonu-Ağustos başlarında hasada gelmekte ve pazar değerini uzun süre korumaktadır. Kalın kabuklu olması, nakliyeye ve uzak pazarlara gönderilmeye dayanıklılık özelliğini kazandırmaktadır. Pazarda uzun süre değerini koruyarak Eylül, Ekim ve Kasım aylarında dahi manavlarda bulunabilmektedir.

Diğer çeşitlere göre bol lifli olmasından dolayı tıbbi değeri bulunmaktadır.” Bu metindeki tıbbi değer ifadesi, bağımsız bir sağlık değerlendirmesi değildir.

5

Sayısal özellikler

09.08.2008 tarihli sicilde, dönemin durumu şöyle anlatılır: “En önemli ayırt edici özelliği ise meyve iriliğidir. Kabuk renkleri, koyu yeşil üzerinde uzunlamasına geniş dilimler halinde çizgilidir. Kırmızı renkte olan eti oldukça tatlıdır. Fakat bilhassa biraz fazla olgunluk halinde tamamen lifli bir hal almaktadır. Günümüze kadar üretimi devam ettirilmiş olması nedeniyle, bu yöre ekolojisine (iklim ve toprak özellikleri) uyum sağlamış ve hastalık ve zararlılar başta olmak üzere bazı stres koşullarına da dayanıklı olduğu söylenebilir.

Bu özelliklerinden dolayı ıslah materyali olarak değer taşımaktadır. Kendine has bir yetiştirme tekniğine sahip olması ve oldukça iri meyve özelliğinden dolayı diğer çeşitlerden ayrı bir öneme sahiptir. Ayrıca sahip olduğu özellikleri sadece bu yörede gösterebilmektedir. Kuyu karpuzculuğu yetiştirme tekniği dışında da yetiştirildiğinde 40–50 kg meyvelerin hasat edildiği ve yarışmaların düzenlenmesi de en önemli özelliklerindendir. Halkın folklorik yapısında yer almakla birlikte özellikle yetiştiriciliğinden kaynaklanan ve tarımsal geleneklere sahip ender ürünlerimizdendir.

6

Sayısal özellikler · 2

Bunlara örnek olarak sadece Diyarbakır karpuzunun yetiştirildiği alanlarda geleneksel tarımsal ifadelerin yer alması; bostan, hülle borahane, ilk taam, avuç vb. oldukça önemlidir. Yörede sadece karpuz yetiştiriciliğinde kullanılan güvercin gübresi eldesi amacıyla inşa edilen özel yapıların (borahane) bulunması, festival ve yarışmaların organize edilmesi, karpuzcular derneğinin kurulmuş olması, türkü ve manilerin bu ürün üzerine yazılması, hasadında oyun ve eğlencelerin düzenlenmesi (çayda çıra gibi) ve İlin karpuz şehri olarak anılmasına sebep olduğundan dolayı ayrı bir önem arz etmektedir.”

Nasıl yetiştirilir?

1

Hammadde ve çeşit özellikleri

09.08.2008 tarihli sicilde, dönemin durumu şöyle anlatılır: “Diyarbakır karpuzu, gerek kendine özgü yetiştirme tekniği ve gerekse tadı ve iriliği ile eskiden beri kendinden söz ettirmektedir. Önceki yıllarda yetiştiriciliği oldukça yaygın bir durumdayken, zaman içerisinde Diyarbakır Karpuzu olarak bilinen "Sürme”, "Pembe”, "Beyazkış”, "Karakış” ve "Ferikpaşa” çeşitleri kaybolmaya yüz tutmuştur. Bu çeşitlerden sadece "Sürme”, "Beyazkış”, "Karakış” ve "Pembe” çeşitlerine ait bir miktar tohum bulunabilmiştir.

Yıllardır ihmal edilen ve adeta yok olmaya bırakılan Diyarbakır Karpuzu, eski özelliklerini de yitirmeye başlamıştır. Eskiden yapılan "kuyu karpuzculuğu” yöntemi de bugün artık uygulanmamaktadır. Önceleri 70–80 kg gelen karpuzlar bu gün en fazla 40–45 kg gelebilmektedir. Çeşitler ve yetiştirme yöntemleriyle birlikte erozyona uğrayan Diyarbakır Karpuzu, aynı zamanda yetiştirme alanı ve yetiştirici bakımından da yok olmaya bırakılmıştır. Giderek azalan Diyarbakır karpuz yetiştiriciliği ne yazık ki yerini büyük ölçüde dışardan getirilen hibrit çeşitlere bırakmıştır.”

Karpuzlar zamanı geldiğinde doğrudan doğruya hazırlanan yerlere ekilmek suretiyle üç şekilde yetiştirilir

2

Sıra (çizgi) Usulü

Ekim mevsimi geldiğinde çeşidin gelişme kuvveti ve toprağın karakterine göre genellikle 1.5–2 metre ara ile pullukla 5–6 cm derinlikteki çizgiler (karık) açılır. Bu çizgiler içerisine hemen hemen aynı mesafe üzerinden ekim yapılır. Ekimde her ekim yerinde ileride seyreltilmek üzere 3–4 adet tohum atılır ve tohumların iriliklerine göre 3–5 cm derinlikte kalacak şekilde üzerleri mümkünse gübreli toprakla kapatılır ve hafifçe bastırılır. Tohumlarda çimlenme oranının yüksek olması için toprağın tavında olması gerekir.

3

Üretim yeri ve çevresi

Çizgi usulündeki ölçüler dahilinde yaklaşık 40–50 cm çapında ve 15–20 cm derinliğinde açılan çukurların diplerine 5–10 cm kalınlığında gübreli toprakla yataklık konarak tohumlar bunun üzerine ekilir ve üzerleri 4–5 cm derinlikte kalacak şekilde kapatılır ve hafifçe bastırılır. Bazen de açılan bu çukurlara daha önce başka yerlerde çimlendirilmiş fideler dikilerek yetiştiricilik yapılır.

Bu metot, Dicle Nehri kıyılarında çakıllı ve milli topraklar üzerinde dünyaca meşhur iri Diyarbakır karpuzunun yetiştirildiği metottur

4

Sayısal özellikler

İlkbaharda genellikle Nisan ayı içerisinde sular tamamen çekildikten sonra birbirinden 3'er metre ara ile 1 metre uzunluğunda, 50 cm derinliğinde çukurlar açılır. Çukurun içindeki çakıllar dışarıya çıkarılır. En altta mümkün mertebe yalnız kum bırakılır. Çukurun iki başında nemli kum tabakası üzerinde çürümüş güvercin gübresinden birer kürek dolusu gübre doldurulur. Bu güvercin gübresi üzerine tekrar bir miktar nemli kum ilave edilir. Çukurun iki başında meydana getirilen bu yığın üzerine 3–4 adet karpuz tohumu ekilir.

Bir hafta veya 10 gün içerisinde tohumlar çimlenerek körpe fideler gelişmeye başlar. Fideler 3–4 yapraklı olduklarında her yığında kuvvetli bir fide bırakılarak diğerleri seyreltilir. Tohum ekiminden yaklaşık bir ay kadar sonra çukurun orta kısmına içerisine 2.5 kg kadar ahır gübresi karıştırılmış güvercin gübresi konur. Karpuzlar gelişip kolları uzadıkça çukurun içerisi bitkiler yukarıda kalacak tarzda bu defa ince nemli kumla doldurulmaya devam edilir.

5

Hammadde ve çeşit özellikleri · 2

Mayıs ayı sonlarında her çukura 5'er kg kadar ahır gübresi ve güvercin gübresi karışımı verilir ve çukurun içerisi toprak hizasına kadar aynı mille doldurulur. Bu şekilde hazırlanmış besin maddelerince çok zengin ve nemli vasat içerisinde karpuz bitkisi çok kuvvetli kök sistemi meydana getirerek süratle gelişir ve neticede her biri 40–50 kg hatta daha iri olan karpuzlar elde edilir. Çukurlardan hasat edilen karpuz miktarı çeşidin iriliğine göre değişir.

Genelde çok iri çeşitlerde her kökende bir karpuz buna rağmen daha küçük çeşitlerde yetiştiricinin arzusuna göre daha fazla sayıda meyve bırakılabilir.

6

Sayısal özellikler · 2

09.08.2008 tarihli sicilde, dönemin durumu şöyle anlatılır: “Ayrıca yukarıdaki yetiştirme metodları dışında Diyarbakır ve yöresinde görülen kuru tarım şeklinde yapılan karpuz yetiştiriciliği de vardır. Bu tarz yetiştiricilikte elde edilen karpuza,’’Beji’’ denir. Sulama yapılmaksızın yapılan karpuz yetiştiriciliğidir. Tohumların araziye ekilmesinden, sonra can suyu verilir ve sulama yapılmaksızın yetiştiricilik yapılır. Ancak gerek erkencilik ve gerekse de homojen üretim ve diğer fide ile yetiştirmenin avantajlarından dolayı karpuz yetiştiriciliği artık fideden yapılmaktadır.

Fideliklerde yetişen fideler 1–1.5 ay sonra fideliklerden sökülerek araziye şaşırtılarak asıl yerlerinde yetiştirilmektedir.”

Nasıl hasat edilir?

Sicilde Sürme karpuzunun hasat olgunluğuna temmuz sonu–ağustos başlarında ulaştığı belirtilir. Kalın kabuğun uzak pazarlara taşınmaya dayanıklılık sağladığı da aynı anlatımda yer alır.

Coğrafi sınırda gerçekleşmesi gereken işlemler

Tescilli coğrafi sınır: Genel olarak Dicle Nehri kıyısında bulunan köy ve ilçelerde üretilmektedir. Diyarbakır Merkezi; Erimli, Terzian, Dürümlü, Sivritepe, Güzel, Bağıvar, Yukarı Kılıçtaşı, Tepe, Develi, Kervanpınar, Yuvacık, Şükürlü, Başaklı, Ambar, Göksu, Şahabar, Harbejan köyleri, Bismil ve Çınar ilçeleri

Diyarbakır Karpuzu yöresi, geçmişi ve hikâyesi

Festival ve yarışma geçmişi

09.08.2008 tarihli sicilde, dönemin durumu şöyle anlatılır: “Diyarbakır karpuzu Diyarbakır'ın değişik ilçelerinde yetiştiriciliğinde dahi farklılıklar göstermektedir. 1967 yılında ilk defa festival düzenlenmiş olup, 1982 yılına kadar ara verilmiş, 1982–1985 yılları arasında düzenlenen festivaller daha sonraki dönemde 1995 yılına kadar yapılmamıştır. 1995 yılından itibaren Tarım İl Müdürlüğü tarafından günümüze dek düzenli olarak "Diyarbakır Karpuzu Yarışması” yapılmaktadır. Bu yarışmalarda 50 kg'ı aşan iriliklerde karpuzlar dereceye girmiştir. Festival ise düzenli olarak her yıl yapılamamıştır.

Ayrıca sadece karpuzcular derneğinin 1970 yıllarda kurulması da bu ürünü diğer ürünlerden ayrıcalı kılmıştır. 2007 yılında Turizm ve Kalkınma Derneği tarafından 18, 19 ve 20 Ekim tarihlerinde Karpuz Şenliği yapılmıştır.”

Tescil ve denetim bilgileri

TÜRKPATENT’in çevrimiçi tescil kaydı, Diyarbakır Karpuzu için 111 tescil numarasını, Menşe Adı türünü ve 06.04.2009 tescil tarihini gösterir. Sicil PDF’sinin kapağında Menşe Adı, iç künyesinde ise Mahreç işareti ve 09.08.2008 tarihi yazılıdır. Bu sayfanın güncel künyesi çevrimiçi kayda dayanır; PDF’deki farklı tür ve tarih bilgileri burada ayrıca korunmuştur. Belgedeki farklılıkların resmî olarak giderildiği ileri sürülmemektedir.

Denetim düzeni

Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Tarım İl Müdürlüğü Çiftçi Eğitim ve Yayım Şubesi ve Güneydoğu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden oluşan denetleme heyeti üretim dönemlerinde Diyarbakır Karpuzu yetiştiriciliği yapılan bahçelerde rutin olarak denetlemeler yapacaklardır. Ayrıca meyve hasat döneminde ürününü satmak isteyen üreticilerin coğrafi işareti kullanma taleplerine binaen denetimleri yapılacaktır.

Sicildeki kayıt ve işaret kullanımı

  • Tescil numarası: 111
  • Tescil tarihi: 09.08.2008
  • Başvuru numarası: C2007/017
  • Başvuru tarihi: 03.12.2007
  • Sicildeki ad: Diyarbakır Karpuzu
  • Sicilde kayıtlı ürün adı: Karpuz
  • İşaret türü: Mahreç işareti
  • Tescil ettiren: Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası
  • Sicilde kayıtlı adres: Dr. Yusuf Azizoğlu Caddesi No:2 Fiskaya Yenişehir DİYARBAKIR

Sicilde kullanım biçimi markalama olarak belirtilir.

Kaynaklar

TÜRKPATENT Coğrafi İşaret Sicil Belgesi↗ TÜRKPATENT · Diyarbakır Karpuzu güncel tescil kaydı↗ Son doğrulama: 2026-10-19